Eski Başkan Semih Durmuş’tan Bomba İddia: “Sandık Üzerinden Soygun Yaptılar, Üyeye Tokadı Atıp Gittiler” • Sağlık Haberi

“`html

Sağlık-Sen’in Eski Genel Başkanı ve Memur-Sen’in Eski Genel Sekreteri Semih Durmuş, sosyal medya aracılığıyla paylaştığı mesajla sendikal dünyada büyük bir gürültü kopardı.

Çok sert bir yolsuzluk iddiasında bulunan Durmuş, “Beş kuruş etmeyen araziyi fahiş fiyatla sendikaya satıp kayıplara karıştılar” diyerek, yüz binlerce üyenin birikimlerinin nasıl kötüye kullanıldığını vurguladı.

Sendika ve yardımların bulunduğu alanda kargaşa sürüyor. Eski Başkan Semih Durmuş, X platformu üzerinden “Üyeye İnen Başkan Tokadı” başlığıyla yaptığı paylaşımda ciddi suçlamalarda bulundu.

İşim söylemeden, dile getirdiği olay sendikal yapıların içindeki düzensizliğin ve keyfi yönetimin nasıl büyük mağluplar yarattığını gözler önüne serdi.

“Beş Kuruşluk Arazi, Milyonluk Sözde Yatırım”

Durmuş’un iddialarına göre süreç, üye sayısının artması ve sandığın kasasının dolmasıyla başlıyor. Para birikimleri artınca devreye giren “Başkan” figürü, değeri çok düşük olan bir arazinin fahiş bir bedelle, yönetim aracılığıyla Sendikaya satıldığını belirtiyor.

Bu satış işlemi, aslında gizli bir “Fon Transferi” gibi değerlendiriliyor. Durmuş, kasadan çıkan milyonların başkanın şahsi veya dolaylı hesaplarına yönlendirildiğini ima ediyor.

İstifa Edenler, Borçla Kalanlar

Şüphesiz en dikkat çekici kısım, vurgunun ardından gelen “Kaçış Planı”. Durmuş, parayı kasadan kendi hesabına geçen başkanın, tüm bunlardan sonra istifa ettiğini ifade ediyor.

Geriye kalan durumu ise şu sözlerle özetliyor: “Götürdükleri yanına kâr kaldı.”

Geride, aldatılan, bütün birikimlerini kaybeden ve borçlanan yüz binlerce mağdur bırakıldı.

Semih Durmuş’un Yolsuzluk Şeması

Durmuş’un paylaşımlarındaki iddiaları, bir yolsuzluğun nasıl şekillendiğini adım adım gösteriyor:

Adım İddia Edilen Yöntem Sonuç / Mağduriyet
1

Güven İnşası

Sandık kurulur, üye sayısı artırılır. Kasada nakit para birikir.
2. Tuzak Kurulumu Değersiz bir mülk (arazi) bulunur. Piyasa değerinin üzerinde değerleme yapılır.
3. Transfer (Vurgun) Arazi, fahiş fiyatla sandığa “yatırım” diye satılır. Üyenin parası, başkanın cebine girer.
4.

Kaçış

Başkan aniden istifa eder. Hukuki süreç uzar, sorumlu kaybolur.
5. Enkaz Sandık borç batağına sürüklenir. Yüz binlerce üye birikimini kaybeder.

“Denetim Yoksa Hesap Sorulamaz”

Paylaşımının sonunda bu durumun bir tesadüf olmadığını vurgulayan Semih Durmuş, sorunun sistematik olduğunu ifade etti. “Denetim yoksa, hesap sorulmazsa yolsuzluk sona ermez.” diyerek, mevcut sendikal ve yardımlaşma yasalarındaki denetim eksikliklerinin kötü niyetli yöneticiler tarafından nasıl istismar edildiğini eleştirdi.

Sağlıkhaberi.net Yorumu: İsimsiz İfşa, Kimin Kapısını Çalıyor?

Semih Durmuş’un gibi sendika mahfillerinde önemli bir isim olmasına rağmen, “isim vermeden” bu kadar detaylı bir yolsuzluk anlatması, “Bilenler biliyor” mesajını taşıyor.

Bu paylaşım, sadece geçmişte yaşanmış bir olayın eleştirisi değil, hâlâ görevde olan veya benzer hazırlıklar yapan sendika yöneticilerine bir “Gözüm üzerinizde” uyarısı niteliğindedir. Yardım sandıkları ve sendika bütçeleri, maalesef Türkiye’de denetimin en gri alanları arasında yer almaktadır. Üye aidatları, “Yatırım” adı altında değer kaybeden arazilere gömülmesi, sendikalara olan güveni zedeleyen en büyük faktördür.

Savcıların ve ilgili bakanlık müfettişlerinin, bu “İsimsiz İhbar”ı ciddiye alarak, son dönemde yaşanan şüpheli gayrimenkul alımlarını incelemesi elzemdir. Aksi takdirde, “Götürenin yanına kâr kaldığı” düzen devam edecektir.

“`