Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Marmara Üniversitesi’nde gerçekleştirilen Milli Teknoloji Atölyesi açılış töreninde önemli açıklamalarda bulundu. Kacır, bu atölyeden faydalanan gençlerin, ulusal ve uluslararası düzeyde yeni başarılar elde edeceğine ve yüksek teknoloji odaklı projeleriyle Türkiye’nin küresel arenada adını duyuracağına inandığını vurguladı. “TÜBİTAK aracılığıyla 30 milyon lira destekle hayata geçirilen bu proje, üniversitemizin araştırma ve yenilik potansiyelini daha da artıracaktır.” dedi.
Açılış törenine Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır’ın yanı sıra İstanbul Valisi Davut Gül, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın ve Marmara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Emin Okur da katıldı. Bakan Kacır, teknolojinin günümüzde dünya üzerinde büyük bir etki yarattığını belirterek, yapay zekadan yarı iletken teknolojilerine, uzaydan bulut bilişime ve biyoteknolojiden enerji teknolojilerine kadar birçok alanda yapılan yenilikçi çalışmaların insanlığa yeni ufuklar açtığını ifade etti.
“Bunlar, küresel güç dengelerini de yeniden şekillendiriyor.” diyen Kacır, “Dördüncü Sanayi Devrimi” olarak adlandırılan bu sürecin, araştırma-geliştirme, teknoloji ve nitelikli insan kaynağına yapılan yatırımlar sayesinde yeniliği öncülük edenlerin dünyada yükseldiğini, bu treni kaçıran ülkelerin ise sadece teknoloji üretenlerin pazarında yer alacağını vurguladı.
Türkiye’nin geçmişteki sanayi devrimlerini yeterince değerlendiremediğini dile getiren Kacır, “Vecihi Hürkuş, Şakir Zümre ve Nuri Demirağ gibi milli teknoloji öncülerinin başlattığı hamleler, ‘sizde yapamazsınız’, ‘dışarıdan almak daha ucuz’, ‘icat çıkarmayın’ gibi söylemlerle engellendi. 2000 yılların öncesinde AR-GE ve inovasyon, sanayimizin gündeminde yoktu. Üniversitelerimizle sanayimiz arasında görünmez bir sınır oluşmuştu.” şeklinde konuştu.
Bakan Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde son 23 yılda atılan adımlarla AR-GE harcamalarının yıllık 1,2 milyar dolardan 20 milyar dolara çıkarıldığını belirtti. “AR-GE’yi, inovasyonu, yüksek katma değerli üretimi ve üniversite-sanayi işbirliğini kalkınma politikalarının merkezine aldık.” dedi. Türk mühendislerinin, araştırmacılarının ve girişimcilerinin projelerinin Türkiye’nin öz güvenini ve global rekabet gücünü artırdığını ifade eden Kacır, “Bu gelişim, dünya tarafından dikkatle izleniyor.” diye ekledi.
Kacır, Türkiye’nin savunma sanayisindeki dönüşümüne de değinerek, geçmişte piyade tüfeği bile ithal eden bir ülke olan Türkiye’nin, günümüzde kendi insansız hava araçlarını, savaş uçaklarını, deniz platformlarını ve füzelerini geliştirebilen bir konuma geldiğini vurguladı. “Savunma sanayisindeki bu başarılar, milletimizin zihnindeki zincirleri kırdı ve diğer sektörlerde de büyük bir dönüşümün önünü açtı.” diyerek sözlerini tamamladı.